Zilkale, Türkiye’nin Karadeniz Bölgesi’ndeki Çamlıhemşin ilçesinde, Fırtına Deresi vadisinin batı yamaçlarında yer alıyor.Kalenin bulunduğu kayalık plâtform deniz seviyesinden yaklaşık 750 m, dere yatağından yaklaşık 100 m kadar yüksekliğe sahip.
Tarihi kaynaklara göre yapım tarihi kesin değil ancak 14.–15. yüzyıllara ait olduğu tahmin ediliyor.
Kale, dış surlar, orta surlar ve iç kale olarak üç ana bölümden oluşuyor. İç bölümde muhafız binası, şapel ve baş kule gibi yapılar yer alıyor.

Tarihsel olarak bölgedeki orta çağ kervan yolları üzerinde güvenlik amacıyla kullanılmış bir yapı olduğu belirtiliyor. “Zil” ismi, kalenin bekçileri tarafından kullanılan uyarı zillerinden geldiği tahmin ediliyor; düşman geldiğinde zil çalınıyordu.
Kim tarafından ne zaman yapıldığı bilinmeyen kale kullanım açısından hep önemli olmuştur. Özellikle Trabzon Rum İmparatorluğu ve Osmanlı Dönemlerinde bu önemi stratejik olarak kullanılmıştır.
Yüksekliğe ve sarp zemini dikkat çeken kale, tek girişe sahip ve uçuruma bakıyor. Bu görüntüsü ile vadi, orman ve kaya arasında iz bırakan bir eşsiz deneyim sunuyor. Sarp kayalık üzerine kurulu olduğu için kale doğal bir savunma sistemi sağlıyor.
Ziyaret öncesi hava durumu ve ulaşımı kontrol etmek iyi olur; Karadeniz iklimi değişken olabilir. Eğer yöresel bir gezi planlıyorsanız, kale sonrası çevredeki yaylalar ve doğa yürüyüş rotaları da değerlendirmenizi öneririz.

İç kısımda muhafızların konakladığı evler, küçük bir şapel ve gözetleme kuleleri bulunuyor. Yapı taş ve ahşap karışımı bir teknikle inşa edilmiş; bazı bölümler zamanla yıkılmış olsa da hâlâ ayakta kalan kısımlar etkileyici.
Bölge halkı, kaleyi “Fırtına Vadisi’nin gözü” olarak adlandırıyor ve çeşitli yerel efsanelerle özdeşleştiriyor. Zilkale, Karadeniz’in en iyi korunmuş kalelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu sebeple fotoğraf ve video çekimleri için popüler bir nokta; düğün ve özel etkinliklerde arka plan olarak da tercih ediliyor.
Bölgede, kalede bir zamanlar hazine saklandığına dair efsaneler anlatılır. Ziyaretçiler bazen “kaleden gelen gizemli zil sesi” duyduklarını iddia eder; bu da kale adının efsanevi yönünü güçlendirir.
Kale Sümela Manastırı, Ayder gibi popüler olmasa da önemini koruyor. Gezilmesi ve görülmesi gereken yerler arasında ziyaretçilerini bekliyor.